Sincan Belediyesi’ne bağlı Şuayip Çalkın Halk Kütüphanesi, yapılan yeni düzenlemeyle birlikte pazar günleri de hizmet verecek. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, hafta sonu Cumartesi günü hizmet veren kütüphane, yoğunluk nedeniyle Pazar günü de açılacak. Öğrencilere büyük kolaylık sağlayan ve ilçenin en büyük kütüphanesini olan Şuayip Çalkın Halk Kütüphanesi’nde yaklaşık 15 bin kitap bulunuyor.16 Nisan 2009 Perşembe
Pazar günleri de hizmet verecek
Sincan Belediyesi’ne bağlı Şuayip Çalkın Halk Kütüphanesi, yapılan yeni düzenlemeyle birlikte pazar günleri de hizmet verecek. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, hafta sonu Cumartesi günü hizmet veren kütüphane, yoğunluk nedeniyle Pazar günü de açılacak. Öğrencilere büyük kolaylık sağlayan ve ilçenin en büyük kütüphanesini olan Şuayip Çalkın Halk Kütüphanesi’nde yaklaşık 15 bin kitap bulunuyor.10 Nisan 2009 Cuma
Marka Şehre Marka Kütüphane
Öğrenciler Kütüphanede...
Geçtiğimiz hafta kutlanan Kütüphanecilik Haftası kapsamında Nilüfer Akkılıç Kütüphanesi'ni ziyaret eden Melike Pınar İlköğretim Okulu öğrencileri yazar Aydın İleri ile sohbet etti.Gezici Kütüphane Hem Okutuyor Hem Eğlendiriyor
28 Şubat 2009 Cumartesi
Bergama'da Kütüphaneler Zinciri
21 Şubat 2009 Cumartesi
GATAB'tan Kültür Hizmeti
GATAB, bölgede yaptığı altyapı çalışmaları kadar, eğitime yaptığı katkı ile de ön plana çıkıyor. Son olarak GATAB tarafından MEB tarafından belirlenmiş 100 Temel eserin en seçkin kitaplarından oluşan, 50 Adet kitabı Hilmiye Serin İlçe Halk Kütüphanesi’ne bağışladı.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan GATAB Başkanı Yusuf Üras, eğitimde kitap okumanın önemine değinerek şöyle konuştu; “Kütüphane eğitimin her düzey ve konumda onu tamamlayıcı olarak kabul edilmelidir. Günümüzde gelişen teknolojinin yanında kütüphanenin çocuklarımızın, kendilerini geliştirmesi açısından büyük önemi vardır. Onları kütüphaneye alıştırmak, okumaya alıştırmak istiyoruz. Çocuklarımız bizim geleceğimizdir” dedi.
20 Şubat 2009 Cuma
Düzağaç'ta bulunan Halk Kütüphanesi'ne uğrayan yok!
2003 Depremi sonrasında ağır hasar gören ve yıkılan İl Halk Kütüphanesi'nin İnönü Mahallesi'ndeki yaklaşık 1200 metrekarelik alanına İl Halk Kütüphanesi binası yapılması isteniyor. Kültür Merkezi'nde yeni kitaplar ve internet teknolojisine rağmen ilgi görmeyen İl Halk Kütüphanesi, eski günlerinden uzak. Eski yerinde hergün yüzlerce öğrenciye hizmet veren Halk Kütüphanesi'ni, yeni yerinde bazen 100 kişi bile ziyaret etmiyor. Bundaki en büyük neden olarak Halk Kütüphanesi'nin şehre uzak olması olarak gösteriliyor. 24 bin kitap ve 18 internet bağlantılı bilgisayara rağmen yeterli ilgiyi görmeyen Kültür Merkezi'ndeki İl Halk Kütüphanesi'nin, Bingöl Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi İlköğretim Okulu'na yakın olan İnönü Mahallesi'ndeki yerinde yapılacak binaya taşınması isteniyor.
Konu hakkında görüştüğümüz yetkililer, 2003 depremi sonrasında ağır hasarlı olduğu için binasının yıkımı yapılan İl Halk Kütüphanesi'nin Düzağaç'a taşınmasıyla şehre uzak olduğu için eski ilgiyi görmediğini belirterek; Kültür Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayınlar Genel Müdürlüğü'ne İl Halk Kütüphanesi'nin hem müze hem kütüphane olarak eski yerinde inşa edilmesi için talepleri olduğunu belirttiler.
10 Ocak 2009 Cumartesi
Belediye Otobüslerinde Kitap Okuyarak Yolculuk
Of Kaymakamlığı ve Belediye'nin ortaklaşa yürüttüğü organizasyonla yolcular, 45 dakikalık yolda kitap okuyarak vaktini değerlendiriyor.
Belediye otobüsü koltuklarında oluşturulan özel kitap koyma yerlerinde yolcuların okuması için kitaplar bulunduruluyor.
Uygulamadan çok memnun olan vatandaşlar, yolculuk yaparken canlarının sıkılmadığını, hatta yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadıklarını ifade etti. Of Kaymakamı Tuncay Sonel, okumayla ilgili kampanyaların ilçede düzenli bir şekilde devam ettiğini belirtti.
Kaymakam Sonel, "Bu kapsamda okullarda, kamu kurumlarında okuma saatlerine özen gösteriliyor. Okuma saatine riayet eden kamu görevlilerimiz ise sinema ve tiyatro gibi etkinliklerle motive ediliyor. Ayrıca her ay ilçemizdeki 26 okuldan en çok kitap okuyan 26 öğrencimize düzenli olarak kitap ve altın ödülleri verilmekte. Hayırseverlerimizin de katkısı alınarak okullarımızın kütüphaneleri zenginleştirilmektedir." dedi. Of Belediye Başkanı Oktay Saral da, okumanın ve bilginin insanı güçlü kıldığını vurgulayarak, bu projeyle yolcuların zamanı kitap okuyarak geçirdiklerini, ayrıca çocuklara da güzel örnek olunduğunu ifade etti.
3 Ocak 2009 Cumartesi
Köye 4 Bin Kitaplı Kitaplık Kuruldu
İstanbul ve İzmir'deki pek çok sivil toplum örgütünün katılımıyla kısa sürede toplanan 4 bin kitap, Köy Muhtarı Mehmet Ayyıldız'a teslim edildi.
Öğrenci azlığı nedeniyle artık kullanılmayan köy okulunda düzenlenen etkinlikte Muhtar Ayyıldız, boş binanın kitaplık olarak düzenleneceğini ve kitaplar kayda geçirildikten sonra çevre köylere de duyuru yapılarak ortak kullanıma açılacağını söyledi.
ATAK İzmir Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Türkoğlu ve Utku Erişik ise köylülerin bilinçlenmesinin verilen aydınlık mücadelesi için çok önemli olduğunu ve bu yolda da ancak kitaplarla ilerlenebileceğini belirttiler.
8 Aralık 2008 Pazartesi
Türkiye'nin İlk Oyuncak Kütüphanesine İlgi Büyük
Türkiye'de ilk kez Antalya'da kurulan oyuncak kütüphanesine gelen 3-13 yaş grubundaki çocuklar, kendilerine verilen üyelik kartını göstererek, 15'er günlük sürelerle ödünç oyuncak alabiliyorlar.Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından 7 Martta Karşıyaka Antalya Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (ASMEK) binasında açılan oyuncak kütüphanesi, hem çocukları, hem de ailelerini mutlu etti.
Sosyal Hizmetler Şube Başkanı Sanem Albayrak, projenin hayata geçirilmesinde temel amacın, çocuklara kütüphaneye gitme alışkanlığı kazandırmak olduğunu vurguladı. Albayrak, şöyle devam etti: "Kütüphaneyi kurarken yeni oyuncaklar aldık. Sonra da üyelik sistemi oluşturduk. 3-13 yaş grubundaki çocuklar, üyelik kartlarıyla geliyorlar ve (Oyuncak almaya geldim) diyorlar. Buradaki güzel yön, kütüphane ile çocuklardaki sorumluluk duygusunun geliştirilmesi. Onun adına bir kartı var. O kartı verdiği zaman hiçbir ücret ödemeden istediği oyuncağı alabileceğini, 15 gün sonra da kırmadan geri getirmesi gerektiğini biliyor. Çünkü ancak temiz kullanırsa kütüphaneden yeni bir oyuncak alabileceğinin farkında. Dolayısıyla böyle güçlü bir ağ kurulmuş oldu."
Albayrak, kütüphanede sadece oyuncak değil, aynı zamanda kitap da bulunduğunu, oyuncak alan her çocuğa yaş grubuna uygun bir de kitap verildiğini anlattı
6 Aralık 2008 Cumartesi
Kitapları Moskova'da Ortaya Çıktı
Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilk matbaayı kuran İbrahim Müteferrika’nın bastığı ilk 17 kitabın 16’sı Rusya Devlet Kütüphanesi’nde ortaya çıktıRusya’daki Türk Kültür Yılı çerçevesinde Moskova’daki Doğu Edebiyatı Merkezi’nde önceki gün yapılan “Tarihi Perspektif açısından Türk-Rus İlişkileri” konferansı çerçevesinde aynı binada bir günlüğüne açılan kitap sergisinde Müteferrika’nın bastığı 16 kitap da sergilendi.
Kütüphane Müdürü Mariya Milayeva, “Kütüphanenin Türkiye bölümünde 30 binden fazla kitap bulunmakta. Bunların arasında en önemlisi hepimizin gurur duyduğu İbrahim Müteferrika’ya ait olan kitap hazinesidir” dedi. Milayeva, Osmanlı İmparatorluğu’nda Müteferrika tarafından 17 kitaptan 16’sının kütüphanelerinde olduğunu ifade ederek, “19. yüzyılın başında Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’ne hediye edilen bu kitaplar daha sonra Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından kütüphanemize hediye edildi. Kitapların hepsi orijinal ve müzelerden farklı olarak okumayı arzu eden herkes bu kitapları kütüphanemizde görebilirler” diye konuştu.
Müteferrika ölümüne kadar matbaasında 17 kitap bastı. Bu kitaplardan ilk ikisi bin adet, üçüncüsü 1200 adet, sonrakiler ise 500 adet olarak basıldı. 13 Nisan 2008’de Portakal Sanat ve Kültür Evi’nin düzenlediği müzayedede Şevket Rado’nun koleksiyonunda yer alan İbrahim Müteferrika’nın matbaasında basılan bu 17 kitaptan birer adet satışa sunulmuştu.
3 Aralık 2008 Çarşamba
Körler Vakfı’ndan Sayısal Kütüphane
Okuyan, araştıran, bilgilerini akıl süzgecinden geçirerek yorumlayan insanlara ihtiyaç olduğunu ifade eden Yurdakan, "Görme engellilerimizin okuyup, araştırmalarını sağlamak amacıyla sayısal kütüphane oluşturduk" dedi.
Türkiye Körler Vakfı kurucu üyelerinden Prof. Dr. Lütfi Doğan da vakfın kurulduğundan beri karanlıkla mücadele ettiğini ve insan hayatını aydınlatmak için faaliyette bulunduğunu ifade etti.
"Evinin içinde bir kütüphanesi, önünde ise bahçesi olan kişi mutlu insandır" diyen Doğan, toplumu aydınlatmak isteyenlerin kütüphane kurması gerektiğini söyledi.
2 Aralık 2008 Salı
Google Müthiş Bir Anlaşma
İnternet devi Google şirketi ile Amerikan Yayıncılar Birliği arasında üç yıldır süren kitap yayın hakları davası, yayıncıların ve yazarların Google tarafından önerilen 125 milyon dolarlık teklifi kabul etmesiyle sonuçlandı.Bunun anlamı şu: Google artık Amerikan kütüphanelerindeki kitapların büyük kısmının tam metnini yayımlayabilecek.
Stanford gibi köklü üniversitelerin devasa kütüphanelerindeki beş milyonu aşkın kitap bundan böyle Google'ın belleğinde yer alacak. Amerika'da yayımlanan kitapların, baskısı tükenmiş eserlerin büyük kısmına tam metin olarak internet aracılığıyla ulaşmak mümkün olacak.
Sözleşme, şu günlerde Manhattan'daki federal mahkemede onaylanmayı bekliyor. Karar mahkemeden çıkar çıkmaz, Google önce 'yayın hakkı süresi' dolmuş kitapları dijital ortama aktaracak. Ardından, anlaşmaya varılan yayıncıların ve yazarların kitapları, telif hakkı ödenerek arama motorunda yer alacak. Yazarıyla anlaşmaya varılan yeni kitapların da Google'da yayımlanacağı belirtiliyor.
Google ile yayıncılar arasındaki anlaşmadan en çok okurların kazançlı çıkacağına kuşku yok. Yazarlar ve yayıncılar da düzenlemeden memnun görünüyor. Şimdilik sadece kitabevleri, yayın dünyasında da kendini göstermeye hazırlanan "Google hegemonyası"na karşı seslerini yükseltmeye başladı. Bu anlaşmanın Amerika Birleşik Devletleri'yle sınırlı kalmayacağını da tahmin etmek zor değil. Düzenlemenin 'şok dalgaları' şimdiden Avrupa'ya ulaştı. Avrupa Kitabevleri Federasyonu Başkanı Françoise Dubruille, yapılan anlaşmanın "halkın ayağını kitapçılardan kesecek, çok tehlikeli bir gelişme" olduğu görüşünde. Öte yandan Avrupa Kitabevleri Federasyonu, benzer bir gelişmenin Avrupa'da yaşanması durumunda konuyu Avrupa Komisyonu'na taşıyacağını duyurdu.
Söz konusu düzenleme, dünya yayıncılığının seyrini sonsuza dek değiştirebilir. Kâğıt kokusunun, kitabı elde tutmanın zevkini yaşayanlar, bu zevklerin birkaç kuşak sonra tarihe karışacağı yönündeki endişelerinde haklı olabilir. 'Google devrimi', geleceğin yayın dünyasını nasıl etkileyecek? Kitap yayıncılığı kadar kitap ekleri, edebiyat dergiciliği de dönüşüme uğrayacak mı? ABD yayın dünyasının seçkin isimlerine sorduk.
Sam Tanenhaus (New York Times kitap eki editörü): "Google düzenlemesinin, sonuçtan iki tarafın da kârlı çıktığı nadir "kazan-kazan" durumlarından biri olduğunu düşünüyorum. Düzenlemenin, gazetelerde ya da edebiyat dergilerindeki kitap eleştirilerine doğrudan etkisi olacağını zannetmiyorum. Bence gazete ve dergilerdeki kitap eleştirileri, gittikçe daha dijital olan çağımızda yazılı basın okurluğunun azalmasının başı çektiği birçok başka şey tarafından çok daha ciddi boyutta tehdit ediliyor."
Carlin Romano (The Philadelphia Inquirer kitap eleştirmeni /Ulusal Eleştirmenler Derneği eski Başkanı): "Hem Google hem de yazarlar bu işte kazançlı gibi görünüyor. Google'ın bu hizmeti şüphesiz baskısı olmayan kitaplara olan talebi azaltacaktır. Kitap eleştirileri ve edebiyat gazeteciliği ABD'de küçülüyor, çünkü birçok büyük gazetenin -muhtemelen çoğu, mesleğin edebi olmayan yanından gelen- yayın yönetmenleri ve yayıncıları, ciddi okurlara hitap edecek içeriğin gazetenin satışını, prestijini ve reklamlarını artıracağını fark edemeyecek kadar kafasız. En çok satan Amerikan gazetelerinin (Wall Street Journal, USA Today, New York Times, Washington Post) gerçekten de en çok kitap haberi ve tanıtımı yapan gazeteler olması tesadüf değil. Nihayet, bence, gazetelerdeki edebiyat gazeteciliği artık internete taşınacak."
Peter Osnos (Public Affair Books editörü): "Anlaşmaya göz gezdirdiğimde çözülmesi gereken birçok sorun olduğunu gördüm. Örneğin, sadece dijital halde bulunan bir kitap basılmış sayılabilir mi? Eserin çıktısını alma ya da iletme hakkına karşılık, bu esere sadece bir kez ulaşım nasıl sağlanabilir? Yazarlarla yayıncılar arasında uygun bir lisans ayrımı sağlanabilecek mi? Bu hâlâ sürmekte olan bir pazarlık aslında ve müzakere eden tarafları tebrik etmenin yanında ufak ayrımlar konusunda da özenli olmak çok önemli. Bence asıl önemli olan, Google'ın büyük bir meblağ ödeyerek bilginin bedava olmadığını kabul etmesi."
Frank Wilson (The Philadelphia Inquirer kitap eki editörü): "Gazeteler, en azından ABD'de, kitap tanıtımına gittikçe daha az yer ayırıyorlar. Burada bunun neden böyle olduğu konusuna girmenin pek de gereği yok. Günlük Amerikan gazetelerinin çoğunun edebiyattan, tiyatrodan ve üç dakikadan uzun süren müzikten hoşlanan insanların ilgisine çok az hitap ettiğine dikkat çekmek yeterli olacaktır. Yazılı basın için her zaman bir yer kalacaktır. Ancak çekim merkezi çoktan sanal gerçekliğe kaydı bile. Bu çelişkili gibi görünse de başarılı olan yazılı basın bundan faydalanmayı da bilecektir."
28 Kasım 2008 Cuma
İlk Aşçılık Kütüphanesi
Türkiye'nin ilk ve tek aşçılık okulu olan Mengen Aşçılık Okulu, Türkiye'nin en büyük mutfak kütüphanesini kurmak için proje başlattı.Türkiye'nin ilk ve tek aşçılık okulu olan Mengen Aşçılar Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, Türkiye'de bir ilke daha imza atarak mutfak kütüphanesi kurmaya hazırlanıyor. Kurmaya hazırlandıkları kütüphane projesi için de destek beklenildiği belirtilerek bir açıklama yapıldı.
Yapılan açıklamada, projenin amacı hakkında şu bilgiler verildi:
"Şu anda Türk mutfak kültürüne köklü katkılar sağlayacak dev bir projeye imza atıyoruz. Türkiye’nin en büyük mutfak kütüphanesini kuruyoruz. Osmanlı ve Türk mutfağından eserler başta olmak üzere dünya mutfaklarını da kapsayabilecek bir kütüphane için kolları sıvadık. Hedefimiz odur ki, bir gün gelecek Türkiye’de mutfak sanatları, gastronomi ve yemek kültürü adına yapılabilecek araştırmalar için kütüphanemiz birinci derecede kaynak olacak, ciddi çalışmalar için birinci derecede adres teşkil edecektir."
Küpüthaneyi oluşturacak eserleri bir müze eseri nazarıyla bakacak ve onları sonraki nesillere titizlikle bırakmak çabası içinde olacaklarını belirten açıklamada, kütüphaneye katkıların da beklendiği ifade edilerek, "Mutfak Kütüphanesine ait kitaplar, bağışçı ismiyle birlikte kayıt altına alınacaktır. Mutfak Kütüphanesi için özel bir ortam tahsis edilecek ve bu ortamdan faydalanmak isteyenler için hassas ölçüler geliştirilecektir." denildi.
Açıklamada, proje için destek beklenildiği de ifade edilerek, "Yemek ve mutfak kültürünü yaşatmak ve geliştirmek adına her türlü yazılı ve görsel eser, kütüphanemizde bağışçılarının ismi ile beraber kayıt altına alınacaktır. İster kitaplarınızdan bağışlayın, isterseniz satın almak ve bağışlamak üzere bizden liste talep edin!" denildi.
Türkiye'nin ilk ve tek aşçılık lisesi konumunda olan Mengen Aşçılar Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nin mutfak kütüphanesi projesine destekçi olmak isteyenler, okulun müdür yardımcısı Harun Kutan ile irtibat kurabilirler.
Vatandaşın Elindeki Tarihi Kitaplar Müzede Sergilenecek
El yazması eserler, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı kütüphaneler ve müzeler başta olmak üzere, üniversitelerde, çeşitli kurumlarda sergileniyor. Eserlerin çoğu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kaleme alınmış. Türkiye'de el yazması eserleri Ankara'da Milli Kütüphane Başkanlığı, İstanbul'da Süleymaniye Kütüphanesi Müdürlüğü ve Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü satın alıyor.
Kütüphane müdürlüklerine ulaştırılan eserler önce uzmanlarca incelenerek, fiyat belirleniyor. Eser sahibi isterse kitabı belirtilen fiyata kütüphanelere satıyor. Satın alınan ya da hibe edilen yüzlerce eserin içinde tarihe ışık tutmuş önemli isimlerin kitapları da yer alıyor. Örneğin geçtiğimiz yıl önemli bir yazarın 'savaş hatıraları' isimli eseri bin 500 YTL'ye, Ahmet Yesevi Divanı'nı ele alan başka bir eser ise bin YTL'ye satın alındı. Ayrıca, bağışlanan eserler bağışçının adıyla muhafaza ediliyor. Bugüne kadar binlerce el yazması eser bağış yöntemi ile kütüphanelere kazandırıldı.
Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, kütüphanelerinin kurulduğu günden bu yana el yazması eser satın aldığını belirtiyor. Vatandaşların her geçen yıl kütüphaneye daha fazla eser getirdiğini söyleyen Şahin, vatandaşların elinde bulunan eserlerin çoğunun tavan aralarında tozlar içinde durduğunu vurguluyor. Daha önce çöpte, hurda yığınlarının arasında buldukları el yazması eserler olduğunu hatırlatan Şahin, "Vatandaş değerini bilmediği el yazmalarını ya çöpe atıyor ya da ayakaltında durmasın diye tavan arasına bırakıyor. Bu eserlerden bazıları tarihe ışık tutabilecek belge niteliği taşıyor. El yazması eserleri vatandaşlar kişiselleştirmeyi bırakıp kütüphanelere bağışlamalı, ya da satmalıdır." dedi.
Şahin, son 4 yılda yaklaşık 520 el yazması eseri satın alma yöntemiyle kütüphane bünyesine kattıklarını aktardı. Ankara Milli Kütüphane Başkanı Tuncer Acar, son 4 yıl içinde nadide eserlerin bulunduğu yaklaşık 500 el yazması eser satın alındığı bilgisini verdi. Satın alınan eserler için yaklaşık 200 bin YTL para ödendiğini kaydeden Başkan Acar, vatandaşların elindeki kitapları topluma kazandırmaya çalıştıklarını bildirdi.
Kitabın değerinin anlaşılması için birçok kriter olduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü'nden emekli Prof. Dr. Mikail Bayram, her şeyden önce eserin bir maddi değeri olduğunu dile getirdi. İncelenen kitabın kaç sayfa olduğunu, kağıt, mürekkep ve el emeğinin ne kadar fiyat tutacağı konusunda dikkat edilmesi gerektiğini belirten Bayram, "Eser yazıldığı gün göz önüne alınarak yazarın harcadığı mesai belirlenir. Ancak bir eserin gerçek değeri hangi döneme ait olduğuna, tarihe ışık tutacak bir not olup olmamasına göre belli olur. Bazen olur ki 1 ya da 2 satırlık bir not eseri paha biçilemez hale getirir. Kitap yıpranmış, sayfaları yırtılmış ve yarım ise kitabın değeri azalır." diye konuştu.
Prof.Dr. Salih Şimşek Kitabını Tanıttı
Dünyanın En Pahallı Kitabı
Rönesans döneminin ünlü İtalyan ressamı Michelangelo’nun yaşamı ve eserlerini anlatan el yapımı ’Michelangelo: La Dotta Mano’ (Michelangelo: Usta El) adlı eser tam 100 bin dolara 20 tane alıcı buldu.
28 kilo ağırlığındaki kitabın cildi kadife ve mermerden yapılmış. İtalya’da basılan kitabın ilk alıcısı ise New York Halk Kütüphanesi oldu. Kitabın yayıncısı Marilena Ferrari, "Onu yaptım çünkü ben bir çılgınım" diye konuştu. Kitabın her bölümünün elle yapımı tam 6 ay sürmüş. Mermer cilt, İtalya’daki Metropolitan Operası’nın perdeleriyle aynı olan kırmızı kadifeden yapılmış. Kitabın yapımına ilham veren fikir ise internet yüzünden ölen Rönesans kitap ruhunu yeniden canlandırmak.
"Kütüphane Açtırmayan Zihniyet Ankara'nın Başında"
Sağ partilerin zihniyetinin özellikle sahne sanatlarına, baleye, operaya, tiyatroya yakın olamadığını söyleyen Sağlar, "Onların ideolojileri daha çok dine dayandığı için, resim yapmanın günah olduğu bir kültürden hareketle, zihniyetleri sanata yakın değildir" dedi.
Refah-Yol Hükümeti kurulduğunda, operaya gelen Refah Partili Milletvekillerinin ilk yaptığı işin namaz kılmak olduğunu söyleyen Sağlar, "O zaman "niye balerinleri böyle dolaştırıyorsunuz?' diye mecliste konuşmalar yapıldı" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in kendi Bakanlığı zamanında, "kütüphane açtı" diye gensoru verdiğini hatırlatan Sağlar, "Melih Gökçek gibi, 'ben kütüphane açtım' diye gensoru verip kütüphane açılmasının doğru olmadığını söyleyen bir zihniyet, "sanatın içine tüküren' zihniyet hükümete taşınırsa o zaman kültür faaliyetlerini artmaz. Tabi o zihniyet şimdi Ankara'nın başında" diye konuştu.
26 Kasım 2008 Çarşamba
Mektupla Gelen Kütüphane
Yozgat’ta okuyacak kitap bulamayan öğrencilerin değişik illerdeki kişi ve kurumlara yazdıkları mektuplar, ülke genelinde yankılandı. Öğrencilere umduklarından fazla kitap gelince ortaya 15 bin kitaplık bir kütüphane çıktı.
Sorgun ilçesine bağlı Gedikhasanlı beldesindeki Şehit Mustafa Önder İlköğretim Okulu’nda okuyan öğrenciler, okul müdürü Dursun Pektaş, Türkçe öğretmeni Yavuz Akman, Merkez Mahallesi Muhtarı Hasan Çakır öncülüğünde yazdıkları mektubu çoğaltıp, Türkiye'nin değişik bölgelerinde bulunan bin 300 kuruluş ve iş adamlarına postaladı. ''Kitap insanın ufkunu genişletir, dünyayı tanımasını sağlar'' diye başlayan mektupta, ''Bizler kitap okumak istiyoruz. Kütüphane olmadığı için okuyamıyoruz. Araştırma yapmak istiyoruz ama araştıramıyoruz. Bu amaçla kütüphane kurmak istiyoruz. Ülkemiz genelinde kitap toplama kampanyası başlattık. Kampanyamıza katılın'' ifadelerine yer verildi.
Öğrencilerin harçlıklarıyla postaladıkları mektupları alan kuruluşlardan içerisinde değişik türden kitapların yer aldığı 400 koli kargo ile gönderildi. Yaklaşık 15 bin kitabı koyacak yer bulamayan öğrenciler, bu kez Kaymakam Ertuğrul Kılıç'a gönderdikleri mektupta beldeye kütüphane yapılmasını istedi. Kaymakam Kılıç ve işadamlarının desteği ile beldeye modern bir kütüphane yapılarak, kampanya ile toplanan kitaplar raflara öğretmen ve öğrenciler tarafından yerleştirildi. Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Gedikhasanlı beldesi Şehit Mustafa Önder İlköğretim Okulu Müdürü Dursun Pektaş, Türkçe Öğretmeni Yavuz Akman, Muhtar Hasan Çakır, öğrencilerden Merve Soysal, Nuran Men, Hasan Tufan'ı makamında kabul ederek, kutladı ve teşekkür belgesi verdi.
Okul Müdürü Dursun Pektaş, okullarına gönderilen 15 bin kitabın yerleştirilmesi için Türkçe Öğretmeni Yavuz Akman gözetiminde, öğrencilerle birlikte bu üne kadar çalıştıklarını kaydederek, yardımda bulunan 300 kişi ve kuruma teşekkür mektubu gönderdiklerini söyledi. Kütüphaneye sığmayan kitapların bir bölümünü 40 okula gönderdiklerini de belirten Tektaş, ''Adıyaman'dan Kayseri'ye kadar birçok kentimizde bulunan liselere kitap yardımında bulunduk, hala da bulunuyoruz'' dedi.
Namık Kemal Mahallesi'ne İnternet Kütüphanesi Kuruldu
Osmangazi Belediyesi, Namık Kemal Mahallesi'nde bulunan hizmet binasında yer alan İnternet Kütüphanesi'ni hizmete açtı.
İnternet Kütüphanesi'nde 13 adet bilgisayar yer alıyor. Bilgisayarlara pdf formatında yüklenen kitaplar, çocukların başlangıçta dünya klasikleri olmak üzere pek çok yayına bilgisayarlar ve internet aracılığıyla ulaşmasını sağlıyor. Odalardan biri İnternet Kütüphanesi olarak düzenlenirken, diğer iki oda normal kütüphaneye dönüştürüldü. İsteyen öğrenciler okumak istedikleri kitapları buradan da temin edebilecek.
Osmangazi Belediye Başkanı Recep Altepe, "Öğrencilerimizin çağın getirdiği imkanlardan yararlanmasını istiyoruz. Bu nedenle normal kütüphanenin yanına bir de 13 bilgisayarın yer aldığı bir İnternet Kütüphanesi oluşturduk. Çocuklarımız internet aracılığıyla eğitimleri için gerekli olan her türlü bilgiye rahatlıkla ulaşabilecekler" dedi.
